Reklam
Vakıf Katılım900
Tarih : 2026-10-22 11:39:53

Kacır: Hedeflediğimiz yatırımlar Türkiye’yi küresel inovasyon liginde üst sıraya taşıyacak

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Ankiros 2026 17. Uluslararası Demir-Çelik Döküm, Demir Dışı Metalurji Teknolojileri, Makine ve Ürünleri İhtisas Fuarı’nın açılış töreninde yaptığı konuşmada, Türkiye’nin sanayi üretimi, ihracat kapasitesi, metal sektörüne yönelik yatırımlar ve küresel ticarette artan korumacılık politikalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Fuarın bin 100’ü aşkın yerli ve yabancı firmanın katılımıyla gerçekleştirildiğini belirten Kacır, organizasyonun yeni iş birliklerine, ticari ortaklıklara ve yatırımlara vesile olmasını temenni etti. Fuarla eş zamanlı düzenlenen 23. Uluslararası Metalurji ve Malzeme Kongresi’nin de sektör açısından verimli geçmesini diledi.

Türkiye’nin son 23 yılda sanayi altyapısını güçlendirdiğini ve ihracat kapasitesini önemli ölçüde artırdığını ifade eden Kacır, “23 yıl önce 36 milyar dolar seviyesinde olan yıllık ürün ihracatımızı 283 milyar dolara yükselttik. Türkiye bugün Çin’den sonra Orta Avrupa’ya kadar uzanan geniş kuşakta ürün ve pazar çeşitliliği bakımından en önde gelen ihracatçıdır” diye konuştu.

Türkiye’nin güçlü üretim altyapısı, araştırma ve geliştirme (Ar-Ge) ekosistemi, inovasyon kapasitesi ve nitelikli insan kaynağıyla küresel üretim ve teknoloji geliştirme üssü konumuna ulaştığını belirten Kacır, sanayinin tüm kollarında üretim kapasitesini ve katma değer oluşturma kabiliyetini artırmaya yönelik çalışmaların sürdüğünü kaydetti.

Metal sanayisinin otomotivden savunma sanayisine, enerjiden inşaata, gemi inşasından beyaz eşyaya kadar birçok sektöre girdi sağladığını vurgulayan Kacır, Türk demir çelik sektörünün yıllık 62 milyon ton üretim kapasitesiyle küresel tedarik zincirlerinde kritik bir rol üstlendiğini söyledi.

Küresel talepteki zayıflık ve ticarette artan korumacı tedbirler nedeniyle dünya ham çelik üretiminin geçen yıl yüzde 2 daraldığını belirten Kacır, Türkiye’nin değişen piyasa koşullarına uyum sağlama kabiliyetiyle bu eğilimden olumlu yönde ayrıştığını ifade etti. Kacır, Türkiye’nin Avrupa’nın en büyük, dünyanın yedinci büyük çelik üreticisi konumunda bulunduğunu dile getirdi.

Döküm sanayisinin de Türkiye’nin metal sektöründeki önemli üretim kollarından biri olduğunu kaydeden Kacır, sektörün geçen yıl 8 milyar avroya yakın ciroya ve 6 milyar avronun üzerinde doğrudan ihracata ulaştığını bildirdi. Kacır, üretim ve teknolojik kapasiteyi artıran çalışmalar sayesinde Türkiye’nin döküm sanayisinde Avrupa’nın ikinci, dünyanın yedinci büyük üreticisi konumuna geldiğini söyledi.

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak metal sanayisinin üretim kapasitesini, verimliliğini ve katma değerini artıracak yatırımları desteklemeyi sürdürdüklerini belirten Kacır, yeşil ve dijital dönüşümü hızlandıracak, uluslararası rekabet gücünü yükseltecek teşvik ve finansman mekanizmalarının devreye alındığını ifade etti.

Merkez Bankasının 750 milyar liralık kaynak ayırdığı Yatırım Taahhütlü Avans Kredisi (YTAK) Programı kapsamında, Türkiye açısından stratejik değeri yüksek, 1 milyar liranın üzerindeki yatırımlara uygun koşullu finansman sağlandığını aktaran Kacır, program kapsamında iki yıl ana para ödemesiz ve 10 yıl vadeli kaynak kullanım imkânı sunulduğunu belirtti.

Programın kapsamının genişletildiğini kaydeden Kacır, stratejik öncelikli 310 ürün ve 272 teknoloji alanının yanı sıra 36 kritik ham madde üretimine yönelik yatırımların da programa dahil edildiğini söyledi. Geçen ay hayata geçirilen yeni uygulamayla stratejik nitelikteki projelere doğrudan, 100 milyon liranın üzerinde yatırımla gerçekleştirilen diğer projelere ise belirlenen öncelikler doğrultusunda finansman desteği sunulmasının önünün açıldığını ifade etti.

Kacır, HIT30 Yüksek Teknoloji Yatırım Programı kapsamında batarya, elektrikli araç, güneş hücresi, rüzgâr türbini, çip, savunma teknolojileri, veri merkezleri, yapay zekâ ve endüstriyel robotik alanlarındaki yatırımları desteklediklerini belirterek, “2030 yılına dek 30 milyar dolar devlet desteğiyle hayata geçirmeyi hedeflediğimiz yatırımlar Türkiye’yi küresel inovasyon liginde üst sıralara taşıyacak” dedi.

Bu yatırımların metal sanayisi için de yeni fırsatlar oluşturacağını vurgulayan Kacır, elektrikli araçlardan rüzgâr türbinlerine, endüstriyel robotlardan savunma teknolojilerine kadar birçok alanda ihtiyaç duyulan nitelikli metal ürünlerine yönelik talebin sektörün yeni nesil üretim teknolojilerine uyumunu hızlandıracağını ifade etti.

Yüksek katma değerli üretimin yanı sıra çevreye duyarlı ve kaynakları verimli kullanan bir üretim yapısının oluşturulmasının öncelikleri arasında yer aldığını belirten Kacır, alüminyum, çelik, gübre ve çimento sektörleri için düşük karbonlu yol haritalarının hazırlandığını, döküm sanayisi için de benzer bir yol haritası üzerinde çalışıldığını kaydetti.

İmalat sanayisinin karbon ayak izini azaltmak, kaynak verimliliğini yükseltmek ve üretim süreçlerini yeni teknolojilerle buluşturmak amacıyla dijital ve yeşil dönüşüm programlarının hayata geçirildiğini belirten Kacır, bu programlarda desteklenmeye hak kazanan projelere 226 milyon liraya kadar nakdi destek ve yatırımın yüzde 40’ına kadar vergi indirimi sağlandığını bildirdi.

Küresel ekonomide kural bazlı serbest ticaret ve küreselleşme anlayışının yerini giderek korumacı politikalara bıraktığını belirten Kacır, gümrük vergileri, tarife engelleri, ithalat kotaları ve teknik düzenlemeler gibi uygulamaların dünya genelinde yaygınlaştığını söyledi.

Avrupa Birliği’nin çelik ithalatına yönelik kısıtlayıcı tedbirlerinin Türkiye’nin ihracatını da etkilediğini ifade eden Kacır, Türkiye’ye gümrük birliği ortağı olarak ayrıcalıklı kotalar tanınmasına rağmen AB pazarına yapılan çelik ihracatının bu süreçten etkilendiğini kaydetti.

Avrupa Birliği’nin Türkiye’yi rakip yerine paydaş olarak görmesi gerektiğini vurgulayan Kacır, “Avrupa Birliği’nin son dönemde küresel rekabette yaşadığı güçlükler ve jeostratejik sorunlar nedeniyle almaya çalıştığı önlemlerde Türkiye’yi rakip değil paydaş ülke görmesi ve Türkiye’nin üretim gücünden istifade etmesi kendileri için de en doğru tercih olacaktır” ifadelerini kullandı.

Avrupa’nın araştırma ve geliştirme kapasitesini, inovasyonunu, nitelikli insan kaynağını ve rekabet gücünü artırması gerektiğini belirten Kacır, “Bu ihtiyaca cevap vermenin yolu Türkiye ile rekabetten değil Türkiye ile iş birliğini kuvvetlendirmekten geçer. Biz her durumda sanayicimizin yanında arkasında olacağız. Daha yenilikçi, daha katma değerli ürünlere geçişi hızlandıracağız” diye konuştu.

  Hibya Haber Ajansı

© Copyright 2026 bultenat.com Tüm Hakları Saklıdır.
Web sitemiz Hibya Haber Ajansı Abonesidir.