Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşması şu şekilde:
''Mersin Taşucu’nda seyir halindeyken alabora olan yolcu gemisi dolayısıyla milletimize ve Kıbrıs Türk halkına geçmiş olsun dileklerimi iletmek istiyorum. Kazanın hemen ardından Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti makamlarıyla iş birliği içinde geniş çaplı arama kurtarma çalışmaları başlattık. Bu çalışmalar neticesinde 237 yolcu ve mürettebat sağ salim kurtarılırken maalesef yedi kardeşimiz hayatını kaybetti. Kayıplara ulaşmaya yönelik çalışmalar aralıksız devam ediyor. İnşallah bu çalışmalardan olumlu haberler almayı ümit ediyoruz. Devletimizin tüm imkanlarını seferber ettiğimiz bu süreci biz de yakından takip ediyoruz. Buradan bir kez daha kazada hayatını kaybeden kardeşlerimize Allah’tan rahmet, sağ olarak kurtarılan vatandaşlarımıza geçmiş olsun diyorum.
Kıymetli arkadaşlar, Harp Okullarımızın diploma alma ve sancak devir teslim töreninde sizlerle beraber olmaktan memnuniyet duyuyorum. Kara, Deniz ve Hava Harp Okullarımızda aldıkları askeri ve akademik eğitimleri alınlarının akıyla tamamlayan teğmenlerimizi tebrik ediyorum.
Geçen yıl olduğu gibi bu sene de mezuniyet törenimiz yine çok özel bir ayda, çok anlamlı bir haftada, çok müstesna bir günde. Ağustos ayının son haftası, yani Zafer Haftamız, tarihimizin en parlak sayfalarına imza attığımız bir zaman dilimidir. Ordu-millet olarak cihana ün salan Türk milleti, Malazgirt’te yazdığı şanlı destanı 851 yıl sonra Dumlupınar’da tarihe geçen bir vatan müdafaasıyla yeniden kaleme almıştır. 1071’de alınan vatan tapusu, 1922’deki şanlı direnişle bir kez daha tescil olmuştur.
Kahraman ordumuzun milletimizle omuz omuza vererek kazandığı Büyük Zafer’in 104. yılı kutlu olsun. Zafere giden yolları ilmek ilmek dokuyan Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, silah arkadaşlarını, Büyük Millet Meclisimizin muhterem üyelerini ve ordumuzun tüm neferlerini bugün bir kez daha minnetle yad ediyorum.
Hele bir hususun altını özellikle çizmek istiyorum: Bizim destanlarımız yalnızca kanla değil, şanla ve şerefle yazılır. Şeref, özellikle de cenk meydanlarında bizim alametifarikamızdır. Bin yıldır bu vatan uğruna, bu aziz millet uğruna, ezanımız, bayrağımız, milli ve mukaddes değerlerimiz uğruna canlarını feda eden, kanlarını şanla ve şerefle bu millet için döken tüm şehit ve gazilerimize Cenab-ı Allah’tan rahmet niyaz ediyorum. Rabb’im ruhlarını şad, mekanlarını cennet eylesin.
Bu sene aynı zamanda ordumuzun bir başka efsanesi olan Fırat Kalkanı Harekatı’nın onuncu yıl dönümünü de idrak ediyoruz. Suriye’de ülkemizin güvenliğini tehdit eden unsurlara karşı başlattığımız Fırat Kalkanı Harekatı ile terör örgütlerine çelikten bir yumruk indirdik. Fırat Kalkanı Harekatı’nda ebediyete uğurladığımız şehitlerimizi de rahmetle yad ediyor, gazilerimize şükranlarımı sunuyorum.
Son olarak sizlerin şahsında tüm milletimizin 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı tebrik ediyorum. Aynı şekilde Peygamber Ocağımızın tüm mensuplarının ve ailelerinin Türk Silahlı Kuvvetleri Günü kutlu olsun diyorum.
Değerli misafirler, bugün Harp Okullarımızda öğrenim gören öğrencilerimizin mezuniyet sevinçlerine aileleri ve komutanları ile birlikte biz de ortak oluyoruz. Kara Harp Okulumuzdan 807, Deniz Harp Okulumuzdan 271, Hava Harp Okulumuzdan 198 öğrenci olmak üzere toplam 1.276 teğmenimiz birazdan diplomalarını alacak. Dost ve kardeş ülkelerden gelen 141 misafir askeri personel de bugün mezun olacak. Böylece 2016’dan bugüne Harp Okulları mezunu sayımız, 1.229’u misafir olmak üzere toplamda 22 bin 540’a yükselmiş oluyor.
Dereceye girenler başta olmak üzere Harp Okullarımızdan başarıyla mezun olan tüm öğrencilerimizi şahsım ve milletim adına tebrik ediyorum. Ordumuzda üstleneceğiniz görevlerde hepinize şimdiden üstün başarılar diliyorum. Ülkemizde, hudutlarımızda, bölgemizde ve yurt dışında yapacağınız vazifelerle devletimize, milletimize ve Türk Silahlı Kuvvetlerimize önemli hizmetlerde bulunacağınızdan şüphe duymuyorum.
Şehitlerimizin biricik emaneti olan Türkiye Cumhuriyeti’ni, bayrağımızdan sembolleşen değerlerimizi, devletimizin kuvvet ve kudretini şanına yaraşır şekilde temsil edeceğinize yürekten inanıyorum.
Sevgili evlatlarım, şunu hiçbir zaman aklınızdan çıkarmayın: Siz, 2 bin 235 yıllık şanlı mazisi ile Türk ordusunun mensuplarısınız. Sizler, şehit ve gazilerimizden devraldığınız Peygamber Ocağımızın sancağını sahada yazacağınız yeni destanlarla yüceltip sizden sonrakilere gururla devredecek kahraman Türk subaylarısınız.
Ordumuzun gücünü sizler artıracaksınız. Ordumuzun kapasitesini, nüfuz ve etki sahasını sizler büyüteceksiniz. Bilginizle, tecrübenizle, sahip olduğunuz disiplinle, en önemlisi de erdem ve vicdanla tahkim ettiğiniz şahsiyetinizle ordumuzu çok daha yüksek seviyelere sizler çıkaracaksınız.
Çevremiz başta olmak üzere bölgemizde ve dünyanın farklı köşelerinde barış, güven, huzur ve istikrarı tesis edecek; mazlum ve mağdurların yardımına sizler koşacaksınız. Sizlere çok ama çok güveniyorum. Her birinizle şahsım, ülkem ve milletim adına kıvanç duyuyorum.
Sizleri yetiştiren anne ve babaları aynı şekilde gönülden tebrik ediyorum. Bilgi ve deneyimleriyle sizleri donatan, hayata ve mesleğe hazırlayan komutanlarınıza, hocalarınıza bilhassa tebriklerimi iletiyorum. Misafir öğrencilerimize de kendi ordularında, kendi birliklerinde alacakları görevlerde ayrıca başarılar temenni ediyorum. Ülkelerimiz arasındaki ilişkilere yapacakları katkılardan ötürü kendilerine şimdiden teşekkür ediyorum.
Önümüzdeki dönemde dost ve müttefik ülkelerle yapacağımız ortak faaliyetlerde, barış için ittifak ve ittihat vizyonumuzun geliştirilmesinde kardeşlerimizin çok önemli roller üstleneceklerine inanıyorum.
Kıymetli misafirler, çok değerli teğmenlerimiz, Astsubay Meslek Yüksekokulumuzun öğrencileri, bu icra edilen törenle mezun oldular. Yarın da inşallah Balıkesir, Yalova ve İzmir’de düzenlenecek merasimlerle Kara, Deniz ve Hava Astsubay Meslek Yüksekokullarımızda okuyan öğrencilerimiz diplomalarını alacak. Böylelikle bu sene meslek yüksekokullarımızdan 69’u misafir öğrenci olmak üzere toplam 2 bin 48 astsubayımız mezun oluyor. Bu evlatlarımızı da yürekten tebrik ediyor, her birine yeni vazifelerinde Rabb’imden muvaffakiyetler niyaz ediyorum.
Bu sene aynı zamanda Milli Savunma Üniversitemizin onuncu kuruluş yıl dönümünü kutluyoruz. 15 Temmuz ihanetinin ardından askeri eğitim veren tüm okullarımızı tek çatı altında toplamak için Milli Savunma Üniversitemizi kurduk. On yıllık süre zarfında o şerefli üniformaya ihanet eden haysiyetsizleri hem ordumuzdan hem de askeri okullarımızdan temizlemeyi başardık.
Kuruluşundan bugüne toplam 67.464 subay, astsubay ve kursiyer subay üniversitemizin bünyesindeki askeri okullardan mezun oldu.
Şunun altını özellikle çizmek istiyorum: Birçok Avrupa ülkesi Harp Okulları ve Astsubay Meslek Yüksekokullarının kontenjanlarını dahi dolduramazken, Allah’a hamdolsun, Milli Savunma Üniversitemize bu sene tam 120 bin başvuru yapıldı. Okullarımıza yönelik bu ilgi, Milli Savunma Üniversitemizin askeri eğitimde ulaştığı yüksek standardın da önemli bir göstergesidir.
Biz tüm bu başarıları elde ederken birileri de 15 Temmuz sonrasında ordumuzu yıpratmak için planlar yapıyor, üniversitemize saldırıyordu. 'Türk ordusunun damarını kesiyorsunuz.' diyerek fitne peşinde koşanlara cevabımızı sahada vatan evlatlarının, meydanlarda ise devlet, millet ve memleket aşıklarının yazdığı destanlarla verdik.
Allah’a şükürler olsun ki ordumuz bugün en güçlü dönemini yaşıyor. Milli Savunma Üniversitemizin prestiji küresel ölçekte yıldan yıla artıyor. Savunma sanayiinde aynı şekilde karada, havada, denizde ve uzayda kritik sistemlerimizi kendi imkanlarımızla üretebiliyoruz. İşte en son 20-23 Ağustos’ta Gölcük Tersanemizde düzenlediğimiz TEKNOFEST Mavi Vatan’da kendi kabiliyetlerimizle geliştirdiğimiz teknolojileri bir kez daha gururla izledik.
Savunma Sanayii Başkanlığımız şu anda hacmi 100 milyar doları aşan tam 1.468 projeyi aynı anda yürütüyor. Yerlilik oranını yüzde 82’nin üzerine çıkardığımız savunma sanayiinde, deyim yerindeyse artık sadece kendimizle yarışıyoruz.
Savunma sanayii ve askeri caydırıcılık başta olmak üzere Türkiye’nin her alanda katettiği mesafeyi görmek istemeyenlere şunu hatırlatmak isterim: 20-30 yıl önce ülkemiz için güvenlik tehdidi olarak değerlendirilen aktör ve yapılar artık Türkiye ile boy ölçüşecek güç ve ölçekte değildir. Türkiye artık bunları kale alacak, bunların adımlarını dikkate alacak bir ülke değildir. Türkiye artık farklı bir ligin oyuncusudur. Şanımızı, milletimizi ve devletimizi hedef alanlar bunu çok ama çok iyi anlamalıdır.
Sevgili teğmenler, ordumuzun saflarına katılacak siz evlatlarıma Gazi Mustafa Kemal’in şu sözlerini özellikle aktarmak istiyorum:
'Türkiye Cumhuriyeti yalnız iki şeye güvenir: Biri millet kararı, diğeri en zor şartlar içinde dünyanın takdirine hakkıyla layık olan ordumuzun kahramanlığı. Komutanınız altında bulunan ordular, kahramanlığına güvenilir ordulardır. Ordular tarihte emsali görülmemiş kahramanlıklar, fedakarlıklar göstermiştir. Şanlı zaferler kazanmıştır. Millet ve memleketin millet ve şükranına hak kazanmıştır.'
Evet, ben de siz genç kardeşlerimin devletimize, milletimize ve gözbebeğimiz Türk Silahlı Kuvvetlerimize uzun yıllar boyunca büyük katkılar yapacağınıza yürekten inanıyorum. Meslek hayatınız süresince Anayasamız ve kanunlarımız çerçevesinde, milli iradenin rehberliğinde demokrasimize, milletimize ve devletimize başarıyla hizmet edeceğinizden şüphe duymuyorum.
Bizler de sizin yanınızda olmaya, size her türlü desteği sunmaya inşallah kararlılıkla devam edeceğiz.
Rabb’im yar ve yardımcımız olsun diyorum. Bu düşüncelerle mezuniyet heyecanı yaşayan siz genç teğmenlerimizin tamamını canıgönülden tebrik ediyoruz. Misafir öğrencilerimize de aynı şekilde başarılar diliyor, memleketlerine bizlerden selam götürmelerini hassaten rica ediyorum.
Milli Savunma Üniversitemizin yönetim kadrosunu, ordumuza ve devletimize kazandırdıkları bu değerler için kutluyorum.
Sağ olun, var olun. Allah’a emanet olun, sağlıcakla.''
Hibya Haber Ajansı
© Copyright 2026 bultenat.com Tüm Hakları Saklıdır.
Web sitemiz Hibya Haber Ajansı Abonesidir.